YENİ YAZILAR

38093

Bireyin Serzenişi ve Haykırışı Olarak Öykü (Sait Faik, Ahmet Büke, Cemil Kavukçu’nun İzinden Öyküyü Anlamak)

Öykünün penceresinden bakalım bu yolculukta. Çevremizde uzun uzadıya insan kalabalıkları yok. Betimlemeler yerli yerinde, çatışma ustalık isteyen  kıvrak bir anlatımla şekillenmiş. Yüzyılların öykü anlatıcılığının dilsel doğallığı sinmiş metne. Çok anlatmaya gerek yok, yerinde anlatabilmek işin becerisi. Uzun uzadıya betimlemeler, ağdalı sözcükler gereksiz bir sis perdesi okur için.Bir tanıma danışmalı önce. TDK sözlüğü diyor ki öykü

451ea49be5eb31fc5548d0e561959039

Francis J. Underwood’u Neden Sevdik?

“Bir zamanlar tanıdığım muhteşem bir adam şöyle demişti: Her şey seks ile ilgilidir, seksin kendisi hariç, seks güçle alakalıdır.” Frank Underwood Esasında bir roman, daha sonra romandan uyarlama 3 serilik bir film olan House of Cards’ın orijinal serisinde olay İngiltere’de geçiyor. Yazıda bahsedeceğimiz Francis J. Underwood ise yine orijinal serideki Francis Urquhart isimli parlamento üyesinin bir varyasyonu. Dizinin

birazkonusmasak

Kaan Koç’tan Sonsöz

“Bir devrim nereden başlar?” Kaan Koç’un şiir kitabını bir kitabevinde şiir raflarından birinden usulca çektim. Huyumdur, elime aldığım şiir kitabının ilk şiirini kitabevinde okumak. Aldım elime biraz konuşmayayım diyerek Kaan Koç’un kitabını; şiir raflarının önünde hep bir hüzünle şiir okumanın olağan tavrıyla kapandım ilk şiire. Kaan Koç Sonsöz diye başlamış, Sonsöz adını vermiş ilk şiirine.

8894590065564

Deli Kadın Hikâyeleri: Kan, ağıt, yas

Mine Söğüt’ün 2011 yılında YKY’den çıkan kitabı Deli Kadın Hikâyeleri, “içlerine açılan kapıların arkasına saklanmış” kadınların hikâyeleri. Kitapta bulunan toplam yirmi bir öykünün ithaf edildiği kadınlar, yaşama delirerek başkaldıran ve bu yüzden delirerek ölen kişiler. Toplumsal cinsiyet rollerinin altında ezilen kadın kimliği, kendi kendini oluşturma sürecini deliliğe açılan kapı(lar)dan geçerek başlatır. Bir benlik idraki olarak

erinç343

Yaban-cı-laş-a-ma-ma (Kafka, Camus, Atay İzinden Dışavurumlar)

Sözcüklere yaşamı, çevrelendiğimiz hayatı anlamak adına sığınıyoruz. Bu söz ürkütür beni. İçimizdeki o koca yalnızlık evrenini anlatır adeta. Bizi üreten ve tüketen bir yalnızlık dolambacıdır biraz da bu hâl. Oğuz Atay’ı, Kafka’yı, Albert Camus’yu biraz daha anlamamızı sağlayacak bir farkındalık hâlidir bu yalnızlaşma. Bireyselleştikçe toplumsallaşan, metropolün birer çalışkan işçi arıları örneği, bizi kendi içimizdeki “yalnızlık”

vo

Vedat Özdemiroğlu ile Soru Cevap

Abi naber? Çok şükür iyiyim… 23 Ağustos 2013 itibariyle, 45 yaşında bir Dünyalı olarak yaşıyorum işte. Günlerden de cuma… Siyasi mizah niye sadece dergilerde kaldı? Televizyonlar, radyolar, gazeteler, reklam dengeleri bozulmasın diye siyasal mizah yapmazlar. Mizah dergiciliğinin geleneğinde politik mizah vardır ve reklamla işleri olmaz. Edebiyatın hayatındaki yeri ne Vedat Abi? Edebiyat, hayatın ta kendisi.

10805344_10152858342407996_897188656_n

Anlatı Ormanında Bir Gezinti: Hasan Ali Toptaş Metinleri

Türk edebiyatında farklı ve çoğu noktada sıra dışı bir izleğe sahip olan Hasan Ali Toptaş metinleri çoğunlukla “taşra”nın içinden bireyin iç dünyasına, bilincin derinliklerindeki dehlizlere uzanan bir anlatım evrenine sahiptir. Postmodern anlatı olarak değerlendirilebilecek bu izlek imgesel nitelik barındıran söz varlığı, sözcüklerin yinelenmesi, parodi, postiş adı verilen teknikler ve metinler arasılıkla karşımıza çıkmaktadır. 21. Yüzyılın taşrasının

California Dreamin’

Evinin çatısı martılardan olan kadın için elbette … Bir şarkı gelir uykun ürperir. Azrail eylemdedir, yavaşlatır da yavaşlatır işi. Beynin meyan kökü oluverir. Bin bir tilki salar aklına birinin kuyruğu değmez ötekine. Fareler gelir düzine düzine, önce tilkileri kemirir sonra.. Üç noktadan birini Dedi ki: “Dur küfretme. Zalimler de Allah’a dahil!” * Küfürler olsun nereden

abb

Adem’in Günlükleri I- Tanrı’ya İkna Mektubu

benim, ‘’seviyorum’’ dememin, onlarca şehir, yüzlerce kasaba, binlerce kilometrelik mesafe sorunu var Tanrım isyan sayılır diye susuyorum şimdilik aramıza kurduğun bütün şehirleri zaten kötü giyimli bir adamın dağınık gömleğinden başka her şey güzel burada güzel olan çokça dağınık kalmış ama iyi mi? sana göre hava hoş, emrinde ne de olsa gökyüzü meleği ben istediğim zaman

Çizer Ekibi

Ada

  sonra, söylemek istediklerimizi toplayıp, bir görünmez cisim gibi suyun içine gömdük birlikte gülüyorduk biz, ama kan ağlıyordu duyuyorduk toprak parçasının diğer tarafını yerde yatan biri, ekmek isteyen biri, senin peynir verdiğin çocuklar, bizi birbirimize benzeten biri, hepsi biliyordu olanları, biz gülüyorduk şarkılar mırıldanarak gördüğümüz ortak bir rüyayı hatırlıyorduk ama kan ağlıyordu işte toprak parçası

Ada

  sonra, söylemek istediklerimizi toplayıp, bir görünmez cisim gibi suyun içine gömdük birlikte gülüyorduk biz, ama kan ağlıyordu duyuyorduk toprak parçasının diğer tarafını yerde yatan biri, ekmek isteyen biri, senin peynir verdiğin çocuklar, bizi birbirimize benzeten biri, hepsi biliyordu olanları, biz gülüyorduk şarkılar mırıldanarak gördüğümüz ortak bir rüyayı hatırlıyorduk ama kan ağlıyordu işte toprak parçası

yalnızlar

Facebook

 Zaman öldürme biçimleri.

10012559_10152491384728488_137605780_n

Firik Dede

FİRİK DEDE1980 askeri darbe günlerinde; ovacık’ta abisinin gözleri önünde ağaca bağlanıp, işkence yapılarak kulaksız yüzbaşı tarafından diri diri yakılan behzat fırik’in de babasıdır.. o günden beri, oğlunun acısıyla yas tutan frik dede, sakallarını bir daha kesmedi, acısı da gözyaşları da hiç dinmedi ve bir daha hiç konuşmadı..… “ tam da dört dağ içinde terk edilmiş

Yukarı